Nick olacak kısa hadisler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nick olacak kısa hadisler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2009 Cumartesi

Hz. Muhammed’in Sözleri|Dini Msn Nickleri

1
Hz Muhammed’in Sözleri
2
İman iki eşit parçadır Yarısı sabır, yarısı şükürdür

Hz Muhammed

3
Kuran yedi nüans üzerine indirildi Onun hiçbir harfi yoktur ki, bir hiç zahir, bir de batın mana taşımasın Ebu Talip’in oğlu Ali’de bu zahir ve batına ait ilim mevcuttur

Hz Muhammed

4
Sonradan özür dilemeyi gerektiren şeyleri yapmaktan kaçınınız

Hz Muhammed

5
Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder

Hz Muhammed

6
Mazlumun bedduasından sakınınız O dua ile Allah arasında perde yoktur

Hz Muhammed

7
Dostlukta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın

Hz Muhammed

8
Bir gün birisiyle dost olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın

Hz Muhammed

9
İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz

Hz Muhammed

10
İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır

Hz Muhammed

11
İnsan dilinin altında gizlidir

Hz Muhammed

12
Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın

Hz Muhammed

13
Kabrimi ziyareti bayrama çevirmeyin

Hz Muhammed

14
Münafıklığın alameti üçtür : Konuştuğu zaman yalan söyler, vaat ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder

Hz Muhammed

15
Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyilikleridir


Hz Muhammed

16
Kim bir kardeşini, bir günah sebebi ile ayıplarsa, o günahı işlemedikçe o kimse ölmez

Hz Muhammed

17
Evlat kokusu cennet kokusudur

Hz Muhammed

18
Utanmak güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur

Hz Muhammed

19
Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir

Hz Muhammed

20
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma

Hz Muhammed

21
Babalarınıza iyilik edin ki, oğullarınız da size iyilik etsin

Hz Muhammed

22
Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar

Hz Muhammed

23
Bela insanın diline bağlıdır Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır

Hz Muhammed

24
Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir

Hz Muhammed

25
Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz

Hz Muhammed

26
Cahiller cesur olurlar

Hz Muhammed

27
İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur Etmez ise ehli sen olursun

Hz Muhammed

28
Sana emanet edilen şeyi iyi sakla, birinin hıyanetine uğradığın zaman hoş gör ve hıyanete hıyanetlikle karşılık verme

Hz Muhammed

29
En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır

Hz Muhammed

30
Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır

Hz Muhammed

31
Bir anlık tefekkür, bin yıl ibadetten hayırlıdır

Hz Muhammed

32
Şeref, edep iledir Soy ile değildir

Hikmetli Sözler & Anlamlı Sözler

Üç şey sürekli kalmaz: Ticaretsiz mal, tartışmasız bilgi, cezasız saltanat Şeyh Sadi





Eğer hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek bir akıl ve muhakeme kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık, tabiatımızdaki kötülük bize en olmayacak işler yaptırırdı (W Shakespeare)



Ben terbiyeyi, terbiyesizlerden öğrendim (Ebu'ala Ma'arri)





Hayatta en büyük olaylar bir sürü iyi düzenlenen küçük tesadüflerden doğar (Henry Fielding)



Nerede yumuşak huylu insanlar varsa orada ticaret vardır Nerede ticaret varsa orada insanlar yumuşak huylu olurlar (Montesquieu)



Toprağa ekilen tohumlar içinde en çabuk mahsul veren fedailerin döktükleri kandır (H de Balzac)





Kendi içine bir göz atarsan orada her çeşit yıkıcı tutkudan bir depo ve hazine bulacaksın (Demokritos)





Umut etmek, mutlu olmak demektir (Alain)





İnsanın en çok unuttukları, söyleye söyleye bıkmış olduğu şeylerdir (La Rochefoucauld)





Utanmak güzeldir fakat kadınlarda olursa daha da güzeldir (Hazret-i Muhammed)



Uykusu uyanıklığından hayırlı olan kötü yaşayışlı kimse varsın ölsün (Şeyh Sadi)



Üzüntüler yalnızlıkta fazla büyür, bir sinek bir canavar olur (J J Rousseau)





Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir (Goethe)





İnsan kendi vicdanından bir şey gizleyemez (Çehov)





Yalan söyleyenlerin güçlü bir belleğe ihtiyaçları vardır (Corneille)





Sevilmeyen bir insan her yerde ve her şeyde yalnızdır (George Sand)





Toplumun yarası da, insanın yarasına benzer, çabucak unutuluverir (Jean Giradoux)





Silahların gürültüsü, yasaların sesini boğar (Montaigne)



Yaş artmakla budalalık eksilmez (Hebbel)



İnsanın hayata karşı ödevi yaşamaktır (Eugenie O'Neill)





Yaşlanmak, olabilirliğin azalmasıdır (Paul Valery)





Yazısı ile okuyucularını yükseltmeyen yazar, ancak bir katiptir (Cenap Şehabettin)





Peynir ekmek yesem de, keklik yesem de gene doyarım (Schiller)

Özlü Sözler

Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir
Brigitte


Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık
Terry


Bilgi insanı kuşkudan,iyilik acı çekmekten,kararlı olmak da korkudan kurtarır
Konfüçyüs


Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir
Honore De Balzac


Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır
Yusuf Has Hacip


Bilgisiz bir kimse savaş davuluna benzer, sesi çok, içi boştur
Sadi


Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir
La Bruyere


Bilgiyi elde ettikten sonra halka söylemeyen, belletmeyen kişi,zengin olup da yoksul doyurmayan kimseye benzer
HzMuhammet (SAV)


Bilgiyle dirilenler ölmez
Hz Ali (ra)


Bir çivi yüzünden bir nal,bir nal yüzünden bir at,bir at yüzünden de bir atlı gidiverir
Franklin


Bir dert atlatıldıktan sonra,insana bir kazanç olur
Goethe


Bir devlet adamının kalbi kafasında olmalıdır
Napoleon


Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır
Epiktetos


Bir insan hayranlık duyup sevebildiği sürece sonsuza kadar genç demektir
Pablo Casals


Bir insan köprü kurar, bin insan geçer
Özbek Atasözü


Bir insan parmağını başkasına uzatınca, üç parmağın da kendisine uzatıldığını unutmamalıdır
Louis Nizer


Bir kapının kapalı olduğunu anlamak için o kapıyı itmek gerekir
Montaigne


Bir miktar eğlence olmadıkça; hiçbirşeyi başaramazsınız
Charles Knight


Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir
Atatürk


Bir öğretmen ebediyete hükmeden insandır Tesirlerinin nerede biteceği asla bilinemez
Henry Adams


Bir problemin güç olduğunu söyleme; eğer o güç olmasaydı, zaten problem olmazdı
F Foch


Bir şeye ait her şeyi öğrenin; her şeye dair bir şeyler bilin
Var Dyke


Bir şeyi ezberlemek, bilmek demek değildir
Montaigne


Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur
Sokrates


Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bundan doğacak felaket azalmaz
B Franklin

Nick iniz için 40 HADİS

1
اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
(Allah Rasûlü) "Din nasihattır/samimiyettir" buyurdu "Kime Yâ Rasûlallah" diye sorduk O da; "Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara" diye cevap verdi
Müslim, İmân, 95


2
اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
İslâm, güzel ahlâktır
Kenzü'l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225


3
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez
Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16


4
يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz
Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6


5
إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: "Utanmadıktan sonra dilediğini yap" sözüdür
Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6


6
اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir
Tirmizî, İlm, 14


7
لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz (Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63


8
اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran
Tirmizî, Birr, 55


9
إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur
Taberânî, el-Mu'cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu'abü'l-Îmân, 4/334


10
اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
İman, yetmiş küsur derecedir En üstünü "Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)" sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır Haya da imandandır
Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58


11
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun Bu da imanın en zayıf derecesidir
Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248


12
عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz
Tirmizî, Fedâilü'l-Cihâd, 12


13
لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur
İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta, Akdıye, 31


14
لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz
Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71


15
اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Müslüman müslümanın kardeşidir Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter
Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58


16
لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız
Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu'l-Kıyâme, 56


17
اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir
Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8


18
لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz
Buhârî, Edeb, 57, 58


19
إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür İyilik de cennete götürür Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır Yalancılık kötüye götürür Kötülük de cehenneme götürür Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır
Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104


20
لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme
Tirmizî, Birr, 58


21
تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır
Tirmizî, Birr, 36


22
إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar
Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
Ahmed b Hanbel, 2/285, 539


23
رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
Allah'ın rızası, anne ve babanın rızasındadır Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir
Tirmizî, Birr, 3


24
ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası
İbn Mâce, Dua, 11


25
مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez
Tirmizî, Birr, 33


26
خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır
Tirmizî, Radâ, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50


27
لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir
Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66


28
كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: "Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız" buyurmuştur
Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42


29
اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının Onlar nelerdir ya Resulullah dediler Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu
Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144


30
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun
Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75


31
مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim
Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141


32
اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir
Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78


33
كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
Her insan hata eder Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir
Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30


34
عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur
Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61


35
مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
Bizi aldatan bizden değildir
Müslim, Îmân, 164


36
لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler
Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79


37
أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz
İbn Mâce, Ruhûn, 4


38
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır
Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10


39
إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
İnsanda bir organ vardır Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur Dikkat edin O, kalptir
Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107


40
اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz
Tirmizî, Cum'a, 80

Hz.Mevlana'nın Özlü Sözleri

Mevlana'nın söylediği ve günümüze kadar insanlığa ışık tutan sözlerinden bazıları:

· Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi
ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol
· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır
Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş
Aşk altın değildir, saklanmaz Aşıkın bütün sırları meydandadır
Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir
· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki
· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
· İsa'nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir
· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır
· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır
· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır
· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır
· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir
· Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
· Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir
· O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin
· Genişlik, sabırdan doğar
· Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü
· Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur Kıskançlık ateşten meydana gelir
· Dünya tuzaktır Yemi de istek İstek tuzaklarından kaçının
· Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok
· Gürzü kendine vur Benliğini, varlığımı kır gitsin Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer
· Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler

Nick olacak kısa hadisler

Câbir b Abdullah (ra)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sav) şöyle demiştir: “Selam konuşmadan öncedir”

“Bir kimseyi selam vermeden önce yemeğe davet etmeyin” (Tirmizî)

Hz Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Binitli yürüyene, yürüyen oturana, az olan guruba selam verir” İbn’ül Müsenna kendi rivayetinde şunu da ilave etmektedir: “Küçükler büyüklere selam verir” (Buhârî, İstizan: 17; Müslim, Selam: 27)

“Müslüman’ın Müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir” (Müslim)

“Bir yere girerken oradakilere selam vermek borç olduğu gibi, çıkarken de selam vermek borçtur” (Beyhaki)

“Bir kimse ayrılırken, selam verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur” (Rüzeyn)

“İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir” (Taberani)

“Selamı yayar, açları doyurur, sıla-i rahimde bulunur, gece herkes uyurken namaz kılarsanız, selametle Cennete girersiniz” (Tirmizi)

“Genelde, iki kişiden, Allah indinde derecesi yüksek olan önce selam verir” (Tirmizi)

“Yemin ederim ki, imanı olmayan Cennete girmez Birbirinizi sevmedikçe, imana kavuşamazsınız Birbirinizi sevmek için çok selamlaşınız!” (Tirmizi)

“Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek ve hoşlandığı isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir” (Taberani)

“Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek, Cennete götürür” (Hakim)

“Tanıdığından başkasına selam vermemek Kıyamet alametidir” (Taberani)